< <
<

<13 Nisan 2008 Pazar/h3>

<

MUHHTEŞEM bir blogla karsı karsıyasınız! Kelimelerden ziyade fotografların konuştugu bir blog bu. elif karakoç isimli hanımefendiye aitmiş. Türk bloglarında pek rastlanmayan bir stile sahip, cünkü günlük misali fotograflanmış her kare. ve blog yazarı kendisini, arkadaslarını, cevresini stillerini kendilerini anlatarak değil, fotograflayarak sergilemiş. DeviantArt'da bunun gibi bir cok sayfa olsa da, bu sayfanın blog dünyasında yer etmesi onu ayrı bir yere koyuyor. "unique" denilebilir. Bir de bu kadınların daha hakim oldugunu düşündügüm güzel bloglar dünyasında, bu kadın blog sahibelerinin Avrupa ülkelerine, Fransa'ya, İtalya'ya karsı derin bir sevgileri oluyor. İncelenmeli.
Underrated diyerek nitelendirebilecegim bu blogda her ne kadar emo nufusunda kişi basına 12 tane düşen beyaz, büyük gözlükler, ve dedelerin okuma gözlükleri büyük bir yer kaplasa da, ayrıntıya fazla takılmadan sizi siteye yönlendiriyorum. Modeller de güzel, fotograflar da güzel, sitenin tasarımını ise, siyah zemin - beyaz yazı ikilisine kıl bir insan oldugum için begenmedim. Kendisine güneşli güneşli, büyük gözlüklü günler diliyoruz. Blogunuza BA-YIL-DIK!

Bay Sobenin Yorumu: Elif Karakoçun harika fotoblogu eski mutlu günleri hatırlatırken bize dışarı çıkıp eğlenmemiz için bir sebep daha verdi.

Etiketler: , , ,

/h6>
Posted by <

<12 Nisan 2008 Cumartesi/h3>

<
Simdi bu blog aleminde "x'in y'li dünyası" kalıbı oldukca yerleşik, oyüzden elimden geldigince baslıklarda bu klişeyi kullanmaya calısıcam.


Bu blog için "
sade" tanımını uygun gördüm cünkü, bloga girdikten sonra bende "aa gencecik kızsın, eline yüzüne biraz allık pudra sür ayol" deme hissiyatı uyandı. Bu blogun hit'lerine ve ziyaretci sayısı bilgisine haiz olamadım ama underrated etiketi ile ilişiklendirerek reklamını yapmak amacındayım. öncelikle kendisini cok sevdik cünkü: Ponçikizm demiş. kişisel bir alan oldugu 2x2 kadar kesin olsa da, kendince kişiselleştirdigini henüz girmeden, 'PO 'PO 'PO'larından anlayabiliyoruz. 19 yasındaki Lavender Hanım tarafından yazılmış olan bu blog, 35 yasında hayatının deneyimlerini sayfa sayfa yazmıs olan teyzelerden kat be kat daha fazla eglendirdi bizi, ya da ben niye cogul konusuyorum ya, Bay Sobe benim kadar eglendi mi bilemiyorum ama ben oldukca begendim. Blogun görsel secimleri oldukca kaliteli, el emegi olanlar da var, -ve bence bu bir artı-blog sahibesi narsizm dozu az olarak kendi resimleri ile de süslemiş, böylelikle karsımızdaki insanın hakkaten 19 yasında bir insan evladı oldugunu anlayabiliyoruz. Sonracıgıma, dj'lik de yapıyormus, bu "bu blog içerisinde kaliteli müzik de yer alır" sinyalini verdi bize, tasarım olarak cok sade ve gösterişsiz buldum, renkler biraz daha canlı olabilirdi. Yüzeyselleşirsek, izlenen film, dinlenen müzik, akla takılanlar üçgeninde güzel bir genç blogu. Kendisine onyüzmilyonponçik diledik.

Bay Sobenin Yorumu: Lavender Hanım ponçikist düşünce tarzı ve minimal yaklaşımıyla gönlümüzü almayı başardı.

Etiketler: , ,

/h6>
Posted by <

<
Eveet, blogumuzun kurdalesini kesmek üzere ilk acılıs post'umuzu yazmaya başlıyorum.

Oldukca iyi bir blog okuyucusu olan ben ve Bay Sobe sevdigimiz ve sevmedigimiz blogları tanıtmak istedik. Çünkü, kimi zaman muhtesem blogların hiç okunmamasını hayretle gözlemlerken, kimi zaman ne söyledigi belli olmayan, belli olsa da, "bizce" parçaları bir araya getirmekten yoksun, "belli" bir söylemi olmayan blogların defalarca okunmus olmasına sasırdık.
Elbette ki bunda, etiketleme, reklam gibi faktörlerin etkisi büyük olsa da, "
reklamın iyisi kötüsü olmaz" diyerek bahsi gececek olan tüm blogların hanelerine bir çentik de biz atıyoruz.

overrated ve underrated tanımı bu blog dahilinde sürekli kullanılacaktır, zira anlatmak isedigimizi tamamen ifade eden bu kelimelerin türkcede karsılıgı istedigimiz manada yoktur. Haddinden fazla önemsenmiş manasına gelen "overrated" ve zıddı olan, gerekli önemi görememiş, anlamındaki "underrated" kelimelerine göre bu bloglar fişlenecektir.

Belirtmek isterim ki, bu blog dahilinde bahsi gececek olan blogların ve sahiplerinin hiç birisi ile, tanısıklıgımız, alakamız, nefretimiz, sevgimiz, özel bagımız, akrabalık ilişkimiz, facebook arkadaslıgımız, msn muhabbetimiz, yolda karsılasmıslıgımız, kahvede okey oynamıslıgımız, durakta otobüs beklemişligimiz, halı saha maçı yapmışlıgımız yoktur. Zevkler ve renkler doğrultusunda blog zincirleri ilerleyecektir.

Overrated olarak fişlemek istedigim ilk blog Başak Ölmez'in kişisel sayfası.


Sayfanın dizaynı oldukca iyi sayılır aslında, hatta benim bir sayfada 3 saniyeden fazla durmamı sağlayan şeyin dizayn oldugu göz önüne alınırsa ve bu bloga 15 saniye tahammül edebildigim de düşünülürse, oldukca iyi bir tasarıma sahip. Lakin tasarımın içini dolduracak her hangi bir yazı, bilgi, eglenceli bir olay anlatımı, tasviri, paylasımı, kendisine ait, klişelerden ve tipik romantik genc kız şiirlerinden baska bir özellige rastlayamadık. Biraz , forward maillerden gelen bayık bilgiler, biraz arkadas reklamı, biraz şiir ve biraz da bayat melankoli mevcut. Efendim, acıklamak isteriz ki, blog ne kadar kişisel olursa olsun, içerisinde, yonjavari arkadas reklamları yapılınca -hemen ornekleyelim-

"canım arkadasım wolkanla yine oturuyoruz, bu arada siz onun bloguna da bakın, hiti artsın" temalı yazılar gibi

çöpe dönüşüyor ve bize de 10 üzerinden 2 vermek düşüyor. Olmamış Başak, "ben sevimliyim" dozu daha az olan bir blogda sansını denersen, belki olabilir. Ayrıca, google adwords eklentin de gözümüzden kacmadı ve paragöz kişiligin hakkında minik ipucları verdi. Pembe ve copy-paste'li dünyanda mutluluklar diliyoruz.

Bay Sobenin Yorumu: Kızlarla Sohbet Sınırsız Sohbet ilişkiler gibi reklamları kişisel bloglarda görmek bizi üzüyor. Özellikle de bir bayana aitse.

Etiketler: , ,

/h6>
Posted by <